Orta Dünya’nın güneydoğusunda yer alan, kuzey-güney sınırları arasındaki mesafe 576 km, doğu-batı sınırları arasındaki mesafe 805 km olmak üzere yaklaşık 281.622 km²’lik büyük bir bölgedir. Bu bölgenin kuzey sınırında “Ered Lithui” (Kül Dağları) (Mountains of Ash) sıra dağları, batı ve güney sınırında “Ephel Dùath” (Gölge Dağları) (Mountains of Shadow) sıra dağları olmak üzere 3 tarafı dağlarla çevrili doğal bir kale görünümündedir. Mordor’un doğusunda Rhun, güneyinde Harad, güneydoğusunda Khand, batısında ise Gondor bulunmaktadır.
Bölgenin güneydoğusunda bir iç deniz olan ve Sindarin dilinde “Üzgün Su” anlamına gelen “Nùrnen Denizi” (Sea of Nùrnen) bulunmaktadır. Aslında denizden ziyade göl olan Nùrnen’i 4 adet küçük akarsu beslemektedir. Bu gölün/denizin yakın çevresi Mordor’un en verimli bölgesidir ve bu bölgede kölelerin çalıştığı pek çok sayıda tarla bulunmaktadır. Burada çalıştırılan köleler “Yüzük Savaşı” (War of the Ring)’ndan sonra Kral Aragorn (King Elessar) tarafından serbest bırakılmışlardır.
Mordor’un ana girişi Kül Dağları ile Gölge Dağları’nın birleştiği ve Mordor’un kuzeybatısında bulunan “Udûn Vadisi” (Valley of Udûn)’de bulunmaktadır. Bu bölgede, Kül Dağları ve Gölge Dağları’nın bitiminde, “Narchost” ve “Carchost” olarak bilinen iki kule bulunur. Bu kuleler Güneşin 2. Çağında İnsanlar ile Elfler arasında kurulan ve “Son İttifak” (The Last Alliance) olarak adlandırılan birlikteliğin Sauron’u mağlup etmesinden sonra Sauron’un bir daha Mordor’a geri dönmesini engellemek amacıyla Gondor tarafında yapılmıştır. “Towers of the Teeth” olarakta isimlendirilen bu kulelerin arasında ise “Cirith Gorgor” isimli geçit bulunur. Bu geçidi kapatan kapı ise “Morannon” yani “Kara Kapı” (The Black Gate) olarak adlandırılır. Kulelerden çıkan 2 dağ sırası, Kara Kapı ile bu dağ sıralarının birleştiği “Isenmouthe Geçidi” arasında kalan ve küçük bir vadi olan Udûn Vadisi’ni oluşturmuştur. Bu vadinin iki yanındaki dağ sıralarının yamaçlarında çok sayıda Orc kampı bulunmaktadır. Bu kamplarda bulunan Orclar Kara Kapı’yı korumakla görevlidirler. Vadinin batı kesiminde, Kara Kapı ile Isenmouthe Geçidi arasında “Durthang Kalesi” (The Castle of Durthang) yeralmaktadır. Narchost ve Carchost Kuleleri gibi bu kalede Sauron’un Mordor’a girişini engellemek amacıyla Gondor tarafından yapılmıştır.
Mordor’a diğer bir giriş ise Gölge Dağları üzerinde, Kara Kapı’dan yaklaşık 145 km uzaklıkta bulunan “Morgul Vadisi” (Morgul Vale) üzerinde bulunan “Morgul Geçidi” (Morgul Pass)’dir. Morgul Vadisi Mordor’un “Ithilien” ‘e açılan kapısıdır. Çok dar bir vadi olan Morgul Vadisi’nin ortasından geçen bir yol ve bir nehir bulunur. Vadinin kuzey kesiminden geçen bu nehire önceleri “Ithilduin” (Ay Nehri) (River of the Moon) ismi verilirken Mordor’un Sauron’un kontrolüne geçmesinden sonra ise “Morgulduin” (Kara Büyü Nehri) (River of Black Sorcery) olarak adlandırılmıştır. Bu nehir Orta Dünya’nın en büyük nehri olan “Anduin” (kelime anlamı “Uzun Nehir” olmasına rağmen ortak lisanda “Ulu Nehir” olarak adlandırılmıştır)’in bir koludur. Vadinin güney kesimindeki dağ yamacında büyük bir kule bulunur. Bu kule güneşin 2. çağında, 3320 yılında Mordor’u gözlemek amacıyla Gondor kralı Isildur tarafından “Minas Ithil” (Ay Kulesi) adıyla yapılmıştır. Bu kulenin karşısına, Anduin nehrinin diğer tarafına “Minas Anor” (Güneş Kulesi) adıyla bir kule daha yapılmıştı. Böylece Mordor tehdidine karşı gerekli önlemi aldığını düşünen Gondor, 3. çağın 2000. yılında Witch-King (Cadı Kral)’in Sauron’un geri dönüşünü hazırlamak için Mordor’a ani ve çok büyük bir kuvvetle gelmesiyle bu düşüncelerinin ne kadar gerçek dışı olduğunu anladı. 2 yıl süren kuşatma sonucu 2002 yılında Cadı Kral Minas Ithil’i ele geçirdi. Anor ve Gondor Birleşik Krallığı’nın başkenti konumundaki ve Minas Ithil ile Minas Anor kuleleri arasında kalan “Osgiliath” ‘ta çok büyük kayıplar verildi. Minas Ithil’in Witch King tarafından ele geçirilmesinden sonra kule isim değiştirerek “Minas Morgul” (Büyü Kulesi) ismini alırken, Minas Anor’a ise Minas Tirith (Muhafız Kulesi) ismini alarak Minas Morgul’un Orta Dünya’ya çıkışını engelleyen en büyük düşmanı olmuştur. Minas Morgul’un önünden akan Morgulduin nehrinin üzerinden karşı tarafa bulunan “Morgul Yolu” (Morgul Road)’na kuleyi bağlayan, başında çirkin insan ve hayvan heykelleri bulunan büyük bir köprü vardır. Minas Morgul kuruluş yeri olarak hem vadiye giriş çıkışı kontrol eder hem de işgali çok güç bir konumdadır.
Ama Morgul Vadisi’nde kontrolden kaçmaya yarayan bir geçit daha vardır. En az Morgul Yolu kadar tehlikeli olan bu geçide vadinin kuzey kesiminde kalan küçük, gizli ve çok dik “Cirith Ungol Merdivenleri” (The Stairs of Cirith Ungol)‘nden tırmanarak ulaşılır. Merdivenlerin sonunda ise “Shelob’un İni” (Shelob’s Lair) olarak adlandırılan karanlık, dolambaçlı, pis ve uzun bir tünel vardır. “Shelob” (Dişi Örümcek) bu tünelde yaşayan, “Valinor’un İki Ağacı” (Two Trees of Valinor)’nı “Melkor” ‘un emriyle yok eden “Ungoliant” ‘ın yavrularından Orta Dünya’da kalan sonuncusudur. Yavruları “Kuyutorman” (Mirkwood)’da yaşayan Shelob’un Mordor’a nasıl ve neden geldiği bilinmemektedir. Sauron’la aralarında bir ittifak olmamasına rağmen, Shelob tünelden geçmeye çalışanlara taze et muamelesi yaparak tünelin kullanılmamasını sağlar ve buna karşılık Sauron ise işine yaramayan tutsaklarını tünele atarak Shelob’u besler. Shelob’a takılmadan tünelden çıkıldığında ise karşımıza “Cirith Ungol Geçidi” (Örümcek Geçidi) (Pass of Cirith Ungol) ve bu geçidi koruyan “Cirith Ungol Kulesi” (Tower of Cirith Ungol) çıkar. Bu kulede, Cirith Ungol Geçidi’ni korusun diye Gondor tarafından siyah taştan yapılmıştır. Witch-King, Minas Anor’u kuşatmadan önce bu kuleye saldırıp ele geçirmiş ve Minas Anor kuşatmasını bu kuleden yönetmiştir. Cirith Ungol Geçidi’nde tam kotrol sağlayan bu kule Mordor’a girişteki son engeldir.
Gölge Dağları’nın içi kesiminde, Morgul Geçidi ile Kara Kapı arasında, sivri ve keskin kayalardan oluşan, yüksek uçurumların bulunduğu bir tepelik bir bölge vardır. Bu bölgeye “Morgai” adı verilmiştir. Az sayıda küçük ve zehirli akarsuyun bulunduğu bu bölgede çarpık ağaçlardan, yabani otlarda ve böğürtlen çalılıklarından başka birşey yetişmez.
Morgai’den aşağıya inildiğinde uçsuz bucaksız gibi görünen büyük, verimsiz bir ova ile karşılaşılır. “Gorgoroth Plâtosu” (Plateau of Gorgoroth) olarak adlandırılan bu yer, hiçbir bitkinin yetişmediği ve suyun bulunmadığı ölü topraklardır. Gorgoroth’un yüzeyi kül, kaya parçaları, zehirli gazlar tüten krater ve yarıklarla kaplıdır. Plâtonun ortasında, Kara Kapı’dan 145 km uzaklıkta, tepesinden lavların aktığı yaklaşık 1350 metre yüksekliğinde tek bir dağ yükselir. Orta Dünya’nın tek aktif volkanı olan bu dağa Sindarin dilinde “Orodruin” (Yanan Ateş Dağı) (Mountain of Blazing Fire) yada “Amon Amarth” (Hüküm Dağı) (Mount Doom) denmiştir. Bu dağdan çıkan gazlar Gorgoroth’ta havayı neredeyse nefes alınmayacak kadar çok zehirlerken, püskürttüğü küller güneşin görülmesini imkansız hale getirir. Dağın doğu kesiminden girilen ve dağın merkezine ulaşılan “Ateş Odaları” (The Chambers of Fire) olarak adlandırılan bir giriş vardır. Sauron “Tek Yüzük” (One Ring)’ü 2. çağın 1600. yıllarında dağın gücü ile kendi gücünün büyük bir kısmını kullanarak burada yapmıştır. Ateş Odaları’ndan dağın içine girildiğinde, dağın kalbi olan “Kıyamet Çatlağı” (The Crack of Doom) ile karşılaşılır. Burası Sauron’un gücünün kaynağı olarakta bilinir. Yüzüğün yapıldığı yer olan burası aynı zamanda yüzüğün yokedilebileceği tek yerdir.
Hüküm Dağı’nın yaklaşık 50 km doğusu, Kara Kapı’nın ise 160 km güneydoğusunda Sauron’un kulesi olan “Barad-dûr” (Kara Kule) (Dark Tower) (Kara Lisanda ise Lugbùrz olarak adlandırılır) bulunur. Kuleye biri Kara Kapı’dan, diğeri ise Hüküm Dağı’ndan olmak üzere 2 farklı yolla ulaşılır. Sauron, güneşin 2. cağının 1000. yıllarında krallığı için Mordor’u seçmesinin ardında başladı kulenin yapımına. Güneşin 2. çağının 1600. yıllarına gelindiğinde kulenin yapımı ile Tek Yüzük’ün yapımı aynı anda bitmişti. Kule yapımında demir, son derece sert taşlar kullanılmış, kapıları saf çelikten yapılmıştır. Tek Yüzük’ün yapımından sonra, Sauron yüzüğün gücünü kullanarak kulesini güçlendirmiş ve Tek Yüzük yokedilmeden yokedilmesi imkansız hale getirmiştir. Orta Dünya’ya hükmetme isteğinde olan Sauron, hakimiyetini altındaki toprakları büyütmek için güneşin 2. çağının 3262. yılında “Numenor Kralı Ar-Pharazon” ‘a meydan okumuş ve uzun yıllar yapılan savaşların ardından mağlup olmuştur. Esir düşen Sauron, Numenor’a götürülüp hapsedilmiştir. Burada Numenorluları “Valar” ‘a karşı kışkırtan Sauron amacına kısa sürede ulaşıp Valar’ın Numenor’u yok etmesiyle tutsaklıktan kurtulmuştur. 3320 yılında Barad-dûr’a geri dönen Sauron Orta Dünya’yı elegeçirme planlarına kaldığı yerden devam etmiştir. Planları istediği gibi gitmeyen Sauron, Elfler ile İnsanların birleşmesini engelleyemez ve 3434 yılında bu ittifaka mağlup olur. “Isildur” tarafından parmağından kesilip alınan Tek Yüzük, Sauron’un fiziki bedeninin yokolmasına neden olmuştur ama Isildur yüzüğü Kıyamet Çatlakları’nda yoketmediği için ruhu yok olmamıştır. Sauron’un mağlup edilmesinden sonra Barad-dûr yıkılmıştır. Ama Sauron’un ruhu gibi Barad-dûr’da Tek Yüzük’e bağlıdır ve yüzük yokedilmediği için kulenin temelleride yokedilememiştir. 3. çağın 2951. yılında tekrar Mordor’a dönen Sauron Barad-dûr’u tekrar inşa etmiştir. Tekrar Orta Dünya’da hakimiyet kurmak isteyen Sauron, 3019 yılında “Frodo Baggins” ve “Samwise Gamgee” tarafından gizlice Kıyamet Çatlakları’na getirilen Tek Yüzük, “Gollum” ve Frodo arasındaki dövüş sırasında Gollum ile birlikte Kıyamet Çatlakları’na düşmüştür. Bu düşüş hem Sauron’un hemde Barad-dûr’un sonu olmuştur.
Kaynak:
http://www.tuckborough.net/mordor.html
http://www.glyphweb.com/Arda/default.asp